...

'Yazar kadar her taraftan kuşatılmış bir varlık yoktur.'
Semra Topal-Cumhuriyet Kitap Röportaj:21/02/08

...

Loading...

Cuma

Pazar

Susuz dostla tanışma


Susuz bırakılmıştı...O'na tüm suyumu avucumdan içirdim.Sağ ön ayağı ya incinmişti ya da kırılmış...Ama O'nu en çok...Sevgisizlik incitmişti bana göre...
Toprağa damlayan suları içmeye çalıştığını görünce...O'na su buldum ve tekrar içirdim...
50metre uzaklaşmıştım ki...Ardımdan kişneyerek uğurladı beni...Artık içindeydik birbirimizin...


Srp.-

Perşembe

Su


ikisinin de suya ihtiyacı var...ağacın da balığın da...ya yağmazsa...ya ?

kesilir bedeninden kalem oluverir ağaç
canını verir bilmeden yüksek fikirler için
ıslanmamak için dalar balık da
yağmuru sevmez bilmezler bunu
dalıverir rüyaların en dibine
pulları parlasın dursun diye...

asıl mesele sudur
yerini bilmez devinir durur
onsuz herkes ölürken
onunla da olsa varlık ölümlüdür
sonsuza mahkum su
rüyasına girmek ister
ağacın da ve balığın da
unutmak ister artık
naçar sonsuzluğunu...

ikisinin de suya ihtiyacı var
ağacın da balığın da
su gizler kendini
bilge ve dingin
asıl onun kaderi ağaçta ve balıkta
anıları alıp kaçmak ister
kendine tutunmaya
ya yağmazsa...ya ?

belki de yağmur olabilmektir asıl mesele
durağan gururu terk edip
dönüşebilmektir yeni bir varlığa
ağaçta dost olur ve balık da
bilge ve dinginliği paylaşırsa
ıssız susmaz ıssıza...


Srp.-
15.04.2010
Photo : Nuri Bilge Ceylan

Çarşamba

Patikada kan...


dönüyor herşey
terkedilmiş ve ıssız
dönüyor

şimdi
bu ıssız patikada yalnızım
ne gerek varsa yaşıyorum
sen olmadan
neye yararsa

yürüyorum
ıslığımın bile beni bıraktığı bu yerde

aç mıyım
üstümde ne var
bunları sorardı kendine
sıradan insan

boynundan vuruldu az önce bir yasemen
düştü yere
bu patikada kan var artık
durduk yere

kan emiciler de
toplanıyorlar usulca

toprak kımıldanıyor
sakin
kararlı dalgalar bunlar

avuçlarımda kan var

benim için geliyorlar

topraktan geliyorlar

patikada kan
ellerimde kan

yüzümde kocaman bir tebessüm
yüzün geldi önüme

parçalanıyorum
eşsiz bir tebessümle

kemik sesleri
patikada kan...

durduk yere
düşerse bir yasemen yere

yakından bakın kaçırmadan

o eşsiz
tebessüme


Srp.-

Cumartesi

Bir an...

video

Çarşamba

Çalıdaki Örümcek


ıslak bir nefes çağırdım
eski taşların arasından
kıpırtısız yapraklar

sen inanma
onlar insandılar

herşey yeniden yenilirken
belki son çığlığı yanan ağacın

ıslak bir nefes çağırdım
yanan ağaç için bu kez
acıları dinerdi de
sen inanma
onlar insandılar

şimdi sürünüyorum
dünden farklı
dönüşüm başlamış bitmiş yine

birkaç çocuk bağırdı
aaa örümcek dediler bana bakıp
bakıp göremediklerine

sen inanma
onlar insandılar


Srp.-
Photo :Detail from Ayşegül Yeşilnil's painting

Pazar

Ne güzel...


orada
zamanın durduğu yerde
bir gölge ölüyor ışığı
başıboş bir gölge
öylesi kimsesiz

her son ilk gibi
acıtırken seni
koydunsa bul ellerini
uzan fırçaya

her renk gece
her beyaz ayrılık
her nefes gece
her hüzün mavidir artık

kimbilir belki
olmayana ergir yollarına yürürüm
ne tuval kalır geriye ne fırça

çizdiğim gökyüzünden doğarken sen
yeniden yağmur
yeniden bulut

kim açarsa ellerini O'na düşer adım

her resimde
kaybolan bir ressam vardır



Sarp TUVALO
a photo by Nur Tanrıöven

Salı

Myspace...

Myspace profilime ulaşmak ve bazı bestelerimi dinlemek için Myspace... başlığına tıklamanız yeterli...
Sevgimle.

Cumartesi

video

Çarşamba

video

Salı

Pazartesi

daha güçlü


zaman kırılır
çiçek düşer
nefesim tenden
bir parçam kaçıştan

koku ışığın kardeşi
uyku ölümün
yorulur ellerim

harfler kayıp gezegenler
dokunduğun her kumaş
çiçekti bir zamanlar

bir zamanlar
güneşin kölesiydi insan
şimdi
artık bedenlerin
fısıltıları sunak taşında

sahte doku
yeni kurban
artık nerede duracağını
bilmiyor insan

zaman kırılır
çiçek düşer

her şeyin var olsa da
ölümüdür gölge ışığın


sarp
a photo by Timosin

uykum


nereden geldiği
bellidir çığlığın

gecenin körü
kediler uyurken

düğümlenir içimde
çözülmüş seçimlerim
yeniden

bölünür uykum
sana



sarp
a photo by Neslihan Çatalbaz

gizle ellerini


gece gündüz hece
hepsi aynı anda içimde
bazen ilk söylenmeli son söz
susmalı şiiri
paramparça olmalı hayaller

yaşamın bir yarısı
sokaktayım
sahipsiz bir çiçeğin elinde
adımlarım ıssız

Istanbul tutkunun kenti
yalnızlığıma dokunuyor ıslak elleriyle
yetmezmiş gibi
bir de Cihangir'in kedileri
düştü peşime

gece doğuyor içime
vazgeçilmez dudaklarında aşkın binbir acısı
kaybedecek beni

biliyorum ertesi sabah
cesedini bulacaklar yorgun şairin
geceyle sevişmiş diyecekler

üstüme gazete örtüp
beni harflere saracaklar hasetle
suskun bedenimden
ruhumu okşamış tüm kitaplara inat
alakasız manşetler yansıyacak

soruyorum usulca
bir daha hangi çiçek gizler adımı
böyle haykırırcasına

sus kendini şair
varlığın dokusunda
alıştığın yalnızlığa

gizle ellerini
gecenin sonsuz bedenine

olmuş olacak ne varsa
ancak bulunur
O'nun kanıyla



sarp
a photo by Hale Çokyürüyen

Perşembe

(g)ördüğümüz


sevince eskir mi insan
kirlenir mi yüzü aşkın

bir tutam yakarışa
çok mudur yalnızlık

sen merkezin yarıyüzünde
ben'i mi susuyorsun
kendini mi yoksa

hem
dünya durur
şiir konuşmaz mı

şiir konuşursa
dünya durmaz mı

bir rüyadır (g)ördüğümüz
en sonunda
bir diğerine uyumak için

yürümeye kalkar çocuk

uykular bölünür yaşamla




sarp
a photo by ?

Cuma

-e bilmek


kasımdı
soğuktu
yalnızlıktı

neyi unuttuğumu unuttuğum
günlerden bir günde
hatırladım kendimi

sokağın köşesini dönüp
bir kediyle göz göze gelir gibi
veya çok susadığım sıcak yaz günü
ansızın çeşmeye rastlayıp ta
kadınların sohbetlerine
dudak misafiri olur gibi

aslında
haziran da olabilirdi sahi
ama olmadı
olamadı

kasımdı
soğuktu

yalnızlık
sana susamışlıktı

neyi unuttuğumu unuttuğum
günlerden bir günde

hatırladım sevebildiğimi




Sarp
a photo by Ferey

Kişisel


ten,bir oluştur
bazen
soru işareti
kedi kuyruğu

sancılıdır kopuş

bazen
erkeğinin nasırlı dokunuşu
bazen
aynada gördüğün izler

nefesin
yetmezken
kendine bile
başkasına verir
yutarsın aşkını
tükürmeden

acı
acıya yelken açanın
özgürlüğü


yanılsamalarla okşanmış bedenin
hoyratça sevilirken
aşka duyduğun özlemin çıkışsızlığında
kim öper ruhunu

dudaklarından
kaybettiğin masumiyetin akarken
yapış yapış

belki
dahasını isterken
kim durur artık
zaman hızlı
çığlıkların keskin

sonra

balıklar gibi

de ki işte

suyun içindeyizdir belki

onlardan da çok

suyun içinde




sarp tuvalo

Salı

Adım Nazım


Varna'dan karşı kıyıya
taş atımı değil
bir deli hasret uzakta

diyorum ki
karşımda dursaydın durabilseydin
göremezdin yaşlı gözlerimi
ben gülümsedim hep
doğruyu sevmeyen dünyanıza

Varna'dan karşı kıyıya
taş atımı değil
umutlarca uzakta

yürekten gelen sesin
boğulmayacağını göstermek için
yaşadım avazım çıktığınca

korkma çocuk
demem o ki
adım Nazım
ve işte
çiçeklerle geldim rüyana




Sarp Tuvalo

Pazar

UYARI !!!

Girmiş olduğunuz bu blog sanatsal kaygılarla oluşturulmuş olup şiirlerdeki anlamları destekleme amacıyla yetenekli fotoğraf sanatçılarının çalışmaları adları belirtilerek sansürsüz yayımlanmıştır.
Çocukların,sığ görüşlü sanata saygısı olmayan ve boş yere oksijen tüketen tek hücreli canlıların sayfayı yanlışlıkla da olsa gezmemeleri önemle rica olunur...


SARP TUVALO

Çarşamba

Ben geldim adınla


bu sabah kalktığımda
ne kalacak senden geriye
ne
herşeyini unutacağım nasıl olsa

şimdi sana dönüyorum uykumu
biliyorum beni
sahte dokunuşların yorduğunu

birkaç perdelik ritüelin
aktörü oluverdim

adımı fısıldayana ihanet
benliğimi sana terk etmek

işte bu yüzden
ağlamayı bilmeyenin
hıçkırığı oldum

koyverdim kendimi

gece çığlığımı tuttu
ben
geldim adınla



sarp
a photo by Neslihan Çatalbaz

Pazar

Kedinin gözünden dünya


kayanın üstünde yengeç
altında ürkek bir kuş
karşısında dingin nehir
dibinde deli dalgalar

yanında kör balıkçı
elinde dolu tüfek
çiçek avlıyor
korku bilmez elleriyle

üstümde yedi pire
benim Tanrıları
kitap yazıyorum onlar için
tırnaklarımla
kanım yetmedi hiçbirine

son umudum rüyalar
sarılmak istiyorum dipsiz uykuma
bırakmıyorlar beni

bırakmıyorlar


sarp tuvalo
a photo by Melike Myers

Cumartesi

Dejavu


ben
senin hiçliğinim

sarhoş akşamında
çağırıp unuttuğun gezegenden
peçete yaşamını
eritmeye geldim

nasıl da yitiyor ruhum
çakıltaşları arasından

doldur cebine sen yine

bulaşmıştır yüreğim
belki kimilerine



sarp tuvalo
a photo by Hale Çokyürüyen

Balığın Öfkesi


kayıp gecelerim
fısıldıyor beni
sevgisiz

belki günün oyunu
boş bir opera binasında
sevişmektir
ruhlarla

yüzümün yarısı gülerken
sen iyi bak
karanlık tarafıma

saatlerin durduğu yerde
dokunuşlar yukardandır
yiter gider gerçeklik

balığın öfkesi
boğulur denizde

bakarsın
düşlerim düşer ellerine



sarp
a photo by Halecell

Perşembe

BLACK ZONE

MERHABA...SİYAH BÖLGE YE GİRDİNİZ Mİ?HAYDİ O ZAMAN...
www.tuvalo-blackzone.blogspot.com
SEVGİYLE...

Cumartesi

Gren


yumurta tavuktan
tavuklar uzaydan

ellerimde
eski püskü Zenith'im
yalnızlığa tutundum
her gelen
bir ısırık aldı elmamdan

bırakmadılar kanatana dek
kemirdiler oralarımı
kaçtım koştum karardım

düşük poz insanları
belirsizleşirken git gide
içimdeki tramvayın kapısına dayandım

nereye
yumurta tavuktan
tavuklar uzaydan

kaledir yalnızlığın şarkısı
girersen çıkamazsın ki

sen
yine de

tut ellerimi



sarp
a photo by Siminus

Giderken


şimdi bana
gel diyorsun
odalara saçılmış yalnızlığımı
bırakamam ki
kimsesiz adımlarımı
isyan saatlerimi

bir de mahalleden
birkaç kediyle
göz göze gelmişliğimi

bunlardan başka
neyim var değerli
bilmem

sevgililer gününde
yatağımın ucuna astığım
çiçeğimsi şey var
onu mu alsam

olmaz
belki en iyisi
eski resimlerdir

neyim var bilmem
benimle gelecek
neyim var



sarp
a photo by Elif Kırgezer(nanncy)

Perşembe

Kir


neden
uzaktır kendine yolun
neden yalnız yürünür
konuşulmaz hiç
neden tam tükenmişken
yeniden yeşerir umutların
varın yokun senken
hiçliğe sarılışın neden

sorulmaz
cevabı bilinen sorular
sen sor yine de
kendine en azından

çünkü yine
ellerini kirleteceksin kendinle



sarp
a photo by Bora Coşgun

Salı

Dokun


rüzgara dek
kımıldamadan
çaresizce
üst üste
nemlenmeden önce
gözlerim gibi
kuru gelirse
sözlerim
dokun damarlarıma
yaprak ol
çekinme
ıslan sadece


sarp
a photo by İlksen Baysaling

Çarşamba

Az


bir yaşam yetmez
bir yaşam fazla bana
senin azlığında

azınlık haklarım var benim
şikayetçiyim

odanın dörtbir yanına dağılmış
sen kokan giysiler yok
aslında benim olan bedenin
çığlıklar
dokunuşlar

yok

mahrum ettiğin şehvetin
tadamadığım gözlerin

şikayetçiyim

kaderin
kabullendiğimce az

ve ben
reddediyorum sensizliği



sarp
a photo by Elohim

Salı

Hiçbir yere her yerden


hayal bile edemeyeceğin
uzak bir yerden
sonundan başla dünyanın
alabildiğin kadar
akıt içine gözyaşlarımı

yüreğinin ışığından
hızlı akmaz zaman

haydi sonundan başla dünyanın
sözlerin bittiği yerde
gözlerimin ışığında
adımı gizle yeniden

biliyorsun sen ve ben
yakınız
hiçbir yere
her yerden



sarp
a photo by Lennuk

Perşembe

İki Kişilik(li) Yalnızlık


iki kişiliktir yalnızlığım
sen,ben ve ışıklar
bir şiir ne anlatabilir ki
adından başla

nefesin olmadan uyandığım
her lanet güne
ölü doğumuma
ya da
suskunluğuma

yıldızların tozundan
bürünüp de kendime
göremeyişime
beni böylesi sevişini
...
hangi harfler yan yana gelir
sen bana gelmeden
ne anlatır şiirler
adından öte

şimdi seni tutunmalıyım
rüzgara karşı
bir başıma
iki kişilik yalnızlığımla

sen,ben ve ışıklar
dünyanın sonuna kadar




sarp
a photo by Hale Çokyürüyen

Salı

Mesela


tonlardan ayrı
dokunmak için sana
karanlıktan
sadece
gölgenin ayak izleriyle
nefessiz saatlerce

damarlarımı boşalttım
parmaklarım hissiz
sesler donuk
ışıklar iç içe
sana gelen
milyarlarca sensiz hiçliğim
doluyorsun şimdi
kimsenin dokunamadığı yerlerime

büyük bir keyifle
kendimi ölüyorum
-mutsuzluğumu ya da-

ellerin beliriyor

hücrelerim silikleşirken
ben kaybettim

biz kazandık



sarp
a photo by Hale Çokyürüyen

Cuma

Nebula Direnci

...
istencim

başlangıcıydı çözümsüzlüğün

kaçamadım paradoksumdan

bu zamanın öznesi
yüklemisin

soyutu yakar mı ateş

seninki
yaktı işte

nebülözün ötesinden

ve sislerin içinde
şimdimi arıyorum

nicedir boş ellerim

dayanabildiğim kadar

direneceğim yokluğuna



sarp

Pazar

Yüksek Enerji

benim fışkırdığım yerde
insanlar kayboluyor

onlar için
yer boşalıyor

avuçlarımdan pisliğe
akarken hiçlik

ne bir ayna var
yansıdıkları
ne su

benim fışkırdığım yerde
insanlar kayboluyor

ses yok
nefes yok

çığlıklarını duyacak
ceset yok

sıvası kopmuş duygularını
bataklıklarına gömüp
yürüyorum

ateşe bakmadan

benim geçtiğim yerde
tutuşuyor baraka yaşamlar

insanlar kayboluyor

tuvaller yanarken



sarp

Nomad


ellerimden düşen
bin parça

söylenmemiş sözler
haykırılmamış resimler

bırak aksın sonsuzluk
fırçalar konuşsun

yüreğimin yarısı sende
aldın geliyorsun

saf altın gözyaşlarımdan
savurdum kendimi

kim toplarsa toplasın

ufka kaybolan martı
bilir nereye gittiğini

korkma
ben sadece

kayboluyorum

onun peşinden

artık
onun çığlığı
benim çığlığım

kanadımı tutan

tadacaktır ölümü



sarp
a photo by Gizem Tuna

Cumartesi

Duman

geçmiş
gelecek
bükülen kağıt

şairin şimdisinde
zaman
döngüdür sadece

O'na dolanık dünya
uyanışın

bazen
neye benzer kalemi

nefes
ruhtan çıkar

ruh
neyden
bazen

görmez ölü gözler
sevdaya işlemez zaman

neyzen ateşi duyarsa
neyi sarar duman



sarp

Pazar

Ayışığı ve Çikolata

gökyüzü bitti
düşten heykeller
küle dönüştüler

küller
rüzgarına

yağmurundan önce
gözyaşlarım

yeryüzünün tanımadığı
dokunuşun

bilinmeyen dillerde yazılı

her bir kıvrımın
ayrı hasret bende

sen
yaradılışın manifestosu

bana
tenimden
yakıcısın



sarp

Cuma

Çamurdan

yaşamın anlamı
Sitar'ın saçları

sessizlik
kağıdın krallığı

sözün bittiği yerde
sarılmak ölüme

ellerinden akan rüyalar
sahipsiz uzanışın yalın

yırtılmaya mahkum
bezden gökyüzün

sonsuzluğu anlayan

sonsuz olandan

aşk
benden sonraya
tutunmak ateşe

aşk

bir sırrı susmak

kendiliğinden

belki bir yerlerden
dönmek balonun peşinden

ya gökyüzünden vurgun

ya yeryüzünden sürgün

nasıl olacaksa
olmak

aşk

çamurdan bir

Tanrı yaratmak



sarp

Notes from...

kıvranıyorsun
sonsuzluğun fırçasından

dili sivri
zehirli

etine geçmiş
gelecek

imgeler soyut
yerçekimi gerçek

sert
başedilmez darbeler
gözlerimde

yakıcı kuru soğukta
yeraltından notlar


umut
şairin yorgun atı

oysa ağlayamaz
ölü doğan çocuklar

mor dudaklarda
takılmış uçurtman

sen yoksan ellerin
nereye kadar


sarp

Perşembe

Bozzetto


önce
taşın içine gireceksin

karanlıktan
aydınlığı
söküp almak için

senden kopacak kemikleri
kim sayabilir
göktense taslağın

kanın
ve çığlığınla karış
etinden geceye

direnme boşuna
diziliyor gezegenler

taşa dokunan
yalnız değildir

tadar ancak
layık olan

O'nun kasesi

O'nun krallığından



sarp

Salı

Küller Renklere

bu senin kargaşan değil
merkezin
merkezindesin sadece

bir nevi
başlangıç pozisyonu
çatlayışı kozanın

er ya da geç
tanışacaksın
ateşle

küller küllere
küller renklere

belki
ben ateşe
sen aşka

belkilerle dolu yaşam

gerçekler
bambaşka



sarp

Cuma

Aurora Borealis Zamanlar


ben senin
bilmediğin zamanları sevdim

umudunu
ışımanı
kutup çizgini

uzattığın ruhsal kağıtlara
seni doğurmuştum

mürekkebim bitene dek
nefeslerce

şimdi gökten
yıldızlar yağarken

soyunuyorum seni

havaya
toprağa
ateşe ve
suya

sana yalnızlık

ve yollar bırakıyorum

kalanı al benden

zaman evrilmeden



sarp

Perşembe

Yangının Şarkısı


kaldırımlar belirir
yürürüm
kül rengi sokaklara

sessizce
dönüşsüzlüğe

kuyuya salınan
taşım ben

savrulurum seninle
en derine

dünyaya yabancı yolların
keşfine dalar ruhum

her dokunuşunla
yeniden

meleğin uykusu
senin küllerinden

aşk ayindir
teri sever
toza karışır
kanla güler

sonra
konforlu bir ölüm

dualizmin sonu
dönüşümdür ateşe

yangının şarkısı

yanandır



sarp
a photo by Ozanb

Pazartesi

Enstantane

kırıldı ışık
incindi
düştü

süzüldü sırtına
sonra
yavaş yavaş
kıvrımlarına

kıskandım
seni görünür kılan
ışığı

benden önce
onunla seviştin
üstelik
bilerek
gözlerimin önünde

kapat perdeyi
kapat

aşk körlükse
karışalım gölgelere



sarp

Pazar

Resimle Konuşma

yansıman siyah beyaz
gülüşün mavi

binbir anlam
ela gözlerinde

evrene düşürdüğüm
her harf
ayrı bir kıvrım
imgenden

yüzün
yanımda bir el

hüznüm yorarken beni

uyakalmış ruhum
kelepçeli bedenime

yeraltından
suskunum

gözlerin
benden derin

nereden tutsam ellerini

her yerin

denizin ortası



sarp

Cuma

Sensiz Istanbul

hiçlikten sıyrılıp
maviliğe açılan

sen

gecenin uykusundan
adına yıldızlar saçılan

söz verdim uğruna
kimse alamaz
içimden Istanbul'u

kanlar döküldü
yedi tepe için
çanlar çalındı

al bendekini
senindir

sensiz Istanbul
Istanbul değildir


sarp
*Bu şiirde adı geçen kişi ve mekan adları tamamen hayal ürünüdür...

Çarşamba

İnciler ve Domuzlar

herkes kutsal değil

suyun dışında
çamurun içinde

köle gölgeler
kirli elleriyle
hasretinde yıkanışın

peşindeler delice
imkansız bir uyanışın

her zaman yağmur yağmaz
herkes kutsal değil

mutsuz masal
köle gölgeler
kirli eller

suyun dışında

çamurun

içinde

acı içindeler



sarp+
Mat.7:6

Pazartesi

Virüs


sen şiirim
dudakların örselenmiş

bir kayıp fısıltı
kopmuş tualinden

ellerim çamurda
fısıltılar
adın

sen
dopdolu sen

kovala yağmuru
beklesin
bu düpedüz
Ay tutulması

ölüm aşka dokunmaz
yanındayım

artık
fırçan
benim

çamurum
sensin



sarp
photo:Doğan Buruk

Cumartesi

N then


terk edene dek
sıradan birisin

bildiğin
gördüğün
duyduğun
ne varsa

dokunduğunca anla
bırak
anlasınlar seni de

belki
daha iyi biliyordur
bulutu hiç görmeyen
belki
duyuyordur bile

sıkı dur
orada
belkiler
öyle


sarp
photo:qeluver

Perşembe

Titreşim


nedensiz sonuç olmaz
düşük ton
yüksek titreşim
altın ışık

ha gayret
oldu oluyor

olmadı
farklı pozladın

her tapınağın bir bekçisi
her sevginin
bir katili olur
bir

nedensen sonuç başkası
sonuç neden sen

başkası
hep
başkası



sarp
photo:afoni

Cuma

Zerdüşt


şeklimi giydim
su nasılsa öyle

sırf
korkma diye

matem inmek üzere
görmedin henüz rengimi
ateşim ben
çıplaklığı sönmeyen

al o zaman
içinde çoğalt
çığlığınla yıkanarak

tutuştuğunda
dalga dalga

titrerken dizlerin
sarıl alevlerime

hiçliğinden çözül
gel artık

indir
maskeni
sen de



sarp
photo:Salvador

Çarşamba

Aden


kulak ver Ay'ın çağrısına
kaçacak yerin yok
çığlığı çöktüğünde
omuzlarına

içinden yükselenle birleş
kanat şehvetin peşinden

belirginleştiğinde
karmaşık notalar
sen
karşı konulmaz bir
bütün olacaksın

gücü almak başlangıç
anlamak zor olan

sivrildiğinde tırnakların
kazıyacaksın
varoluşun dokusunu

unutma
her şeyin bir döngüsü
ve kuralı olduğunu

hep gizliydi gerçek
ve bir ağacı
hiç var olmadı

meyve sendin
şimdi
yiyorsun kendini



sarp
photo:M.Turgut

Pazartesi

Padre Falio


dün gördüğün yansıma
nereden geliyor dersin
artık hep sonbahar
üşüyeceksin Falio

yitirilmiş sokaklarda
yaprakların hışırtısı
zalimce yalnızken
kedinin biri ansızın
süründüyse sana
mutlu ol Falio

dalıp gidiyorsun uzaklara
-neden niçin nasıl
oysa aldığın her nefeste
binlerce kelebek ölüyor
artık
düşünme Falio

kedi gider
mevsim döner

kelebekler?

onlar
içimizde yaşar Falio



sarp
photo:B.Doğaç

Cumartesi

Bir Adım



koltukta söz izleri
çoğalıp gitmeye uygun zaman

hem gölgesi var biraz
yorulup kalmışlığın
sevilmişliğin

düşünceler savrulmuş
odanın dört bir yanına
hepsi valizime sığdığı gün
gideceğimi biliyorum

sende kalacak
dokunduğun
hissettiğim

ne aldıysan benden
fazlası

hem gölgesi olacak biraz
yorulup kalmışlığın
sevilmişliğin

adım yeter ruhuna
bir adım

güven bana



sarp
photo:Mehmet Okutan

Cuma

Dünyanın Boyası



yalnızlığı bilir misin
sahtesi değil söylediğim

dehlizleri vardır onun
cesetlerle dolu
zifiri

isteyerek dalarsın içeri
bilmeden

kendi ellerinde
kaybolmak

bu ancak
ressamın anladığı
bir
direniş

dünyanın boyası
yaratılan
(b)aşka

göremez
esirgenen
(b)akar


sarp
photo:Aydan Çınar

Salı

Druid Kadını



sokağın ruhları
çağırıyor tenimi
gecenin bir vakti

Ay omuzlarımdan düşerken
yürüyorum durmadan
ıslak adımlarla

karanlık köşelerden
gözleri çıkıyor karşıma
ellerine sinmiş
yağmur sonralığı
çekiliyor kanım

derler ki
ancak hazır olanı
alır Onlar

ve birden
ağaç ol diyor
çıplaklığımı alıyor Druid kadını

dönüşüyorum

yapraklarım arasından Ay
sel gibi akıyor içime
karşı koyamıyorum

üstümde gezinen tırtıllarımla
evrim üstüne
evrim yaşıyorum

bir sürü varlık
dolaşıyor gizlerimde

katışıksız
saf huzur

delirdiğime eminim

ayaklarım az önce kayboldu
köklerime bakıyorum



sarp
pls reading with streets spirits-Radiohead
lütfen Radiohead-streets spirits ile okuyun
photo:iklim arı

Pazar

Meleğin Düşü(şü)


korkmana gerek yok Daniel
ölüm yok
kuşlar var

sonunda
kanatlarını görecek herkes
istediğin gibi

çamura dönüşüyorsun yalnızca
bakılmaz ışıktan

şimdi
yaşam düş
Aşk'tan

buna değer

korkma Daniel
ölüm yok
kuşlar var

bir de
kapılar



sarp
a photo by A.Devrim Balkır

Cuma

Dorian


sevgilim
boşluktasın
biliyorum
beni arıyor ellerin

uzakta
aynı gökyüzünün tozunda
karanlığın dibindeyim
sensiz ben
kendine dönen
atlıkarınca gibiyim

bensizsin
yaşamsızım
havada asılı kalmış
ayrıntıyım

soru işaretiyim
işkence aletiyim
çöp kovasıyım
Allah'ın s.ktir ettiği yerde
kırık bir mezar taşıyım

sarhoşun narası
kayıp gözyaşı
sümüklü çocuk
aç dilenciyim
anlatamam sevgilim
anlatamam
sevgilim



sarp
a photo by İnci İşler

Çarşamba

Fleur de Lys


bugün
seni gördüm başkasında
bir parçanı
alamadı kendini
bıraktı
gitti

bugün
tütüyordum
çıkaramadım aklımdan
yakaran bedenini
kendimi
zor söndürdüm

ateş ve karanlık
Fleur de Lys
melek kılığında antimadde
sen hissettiğim
en rezil şeysin

yaklaş ve
al beni

göm tarihin okunmayan
kara sayfalarına

yokluğuna dayanırım
sonsuza dek
sonsuzluğa dayanamam
böyle paramparça



sarp
Special Thanks to Chris Cornell for his song: Steel Rain
Teşekkürler Chris Cornell'e.Steel Rain için.Dinleyin.
photo:N.B.Ceylan

Fontana di Trevi


neye yarar aşk çeşmesi
yıkanılmıyorsa suyuyla
içilmiyorsa

önünde olsam
içine para atmaz
seni senden dilerdim

uzun uzun seyrederdim
çeşmenin güzelliğini

malum
adı konmuş çoktan
aşk çeşmesi

önce susuzluktan ölmeli
sonra içmeli deli gibi

neyiniz var sizin

aşk mı değişti

çeşmesi mi



sarp
photo :İbrahim Kaya

Pazartesi

Oluk


boşluğa yazdım O'ndan geleni
şiir oldun dediler
bu mudur yaratmak?

çamura dokundum
ellerimi unuttum
uzaklardan bir kadın
seriliverdi önüme
heykel oldun dediler

varlığı anladım
sırtımı döner oldum
fırçalar düştü alnımdan
boyalar edindim çaresiz
aldım karşıma kendimi
sonlu sonsuzluğu

aktım,kavga ettim
aktım,seviştim ışıklarca
uyandım,terli buluttan ellerim vardı
resim oldun dediler

Tanrım bu mu lanetin
neredesin,neden ben
şöyle bir dokundu
avaz avaz düştüm tellerimden
beste oldun dediler

sonunda anladın
yere düşüp parçalanan
ben-lerce parçayım camdan
al koy yüreğine sakla
cesaretin varsa birini

oradan kanatır
çeker giderim çarpa çarpa

içinden çıkmadan
ruhundan gölgene

çıplaklığından süzülür
senden siyah bir yağmurla
suskunluğunu öperim belki

artık

adımı biliyorsun

bilmediğin

ne olduğum


sarp

Cumartesi

1.618

geri dönüş yok
ellerini borçlusun bana
dokunuşların parçalanmış
aynılaşıyor
dalıp gidişlerimiz
kedi düşüncesi bu
pençeyi at gitsin
kimse almasın seni
içimdesin
kıpırdama hiç
dalalım boşluğa böylece
sonu gelmeyen
uykular uyuyalım

derine
hep
daha derine

adı aşksa bunun
saplanmak kaderin
beterin beterine

al varlıktan yitişinin
hiçlikten dönüşüne oranını
böl derin hayallerinin
gerçek oluşlarına
sen çıkarsın günahlardan

teninden başlar Altın Oran
o zaman çoğalalım
kesik soluklardan


sarp

Perşembe

Karton Kuşlar

kuru çiçeklerle geliyorum
eski taşların arasından
ellerinden kopup

yoluma yaşamlar çıkıyor
yaşıyorum

sözler akıyor içimden
sözler
söyleyemediğim
yavaş yavaş uçuyorlar
sözler
kanla boyanmış karton kuşlar

deliler gibi koşuyorum
kendime çarpana dek
sokaklar yabancı
sokaklar ıssız
ayaklarım çıplak

kararlıyım
bir daha ölmeyeceğim
gözlerine ulaşmadan

kuru çiçeklerle geliyorum
sözlerin yuva yaptığı
eski taşların arasından


sarp

Çarşamba

Çal Boyalarımı


seç rengini
al fırçanı
çık karşıma

vur gururunu
sal yüreğini
çal boyalarımı

maviye bürün
içimdeki sokaklara gir
çıkma oradan
çıkama

sonrasını yaşar bazı ruhlar
bazen zaman kırılır
açılır ışıktan kapı
sessizce sıyrılır geçerim

renkler uçuyor şiirimden
ne bekliyorsun
kaçsana balonun peşinden

anladın artık
duyuyorsan neredeyim
kapa gözlerini
sözlerin bittiği yerdeyim

seç rengini
al fırçanı
çık karşıma


sarp
photo:Ali Raşit

Salı

piano piano


herkes kendince aldı benden
hep istedikleri sesi çıkardım yıllarca

kimi usulca okşadı
kimi hoyratça vurdu bana

üstümde sevişen de oldu
varlığını yitiren de

bir gün
O geldi

saatlerce baktı salonun köşesinden
bakıştık

neden sonra
dokunur gibi yaptı
vazgeçti

gece yarısı bir daha geldi
ağlıyordu bu kez
ilk notalarla
Ay Işığı olup aktı içime

bütün tellerimi gerdim

varmış gibi
sarıldı gri tuşlarıma
ruhuma
varlığıma

piano piano dedi
haydi gece olalım
ruhunu ver bana

ilk kez
ağladım ben de



sarp
Not:Ay Işığı Sonatı'nı dinlerken okumanızı isterim.
photo:Niko Guido

Pazartesi

Ressamın Aşkı

kapkara bir kavgadan çıktım az önce
sarı adımlarımla

aşk çeşmesinden
bendeki seni diledim son kez

rüzgar gri
umudum maviydi

bu yüzden kalkmadım ayağa
turuncuya dönüşmesini bekledim
parmaklarımın

uçuk limon küfü evimize varmadan
verdim kararımı

geceyarısı da olsa
beyaza boyanacak bu duvarlar

aşkının rengini görmeliyim

bu gece

seninle sevişirken ölmeliyim



sarp

Pazar

Lacrimosa Dokunuşu

gücün gizemini
nerede bulur insan
varlığın coşkusunu
içten gözyaşlarını

derim ki
Ay hali başkadır
çekici
soğuk
dişidir O

ölüm gibi
ellerinde eşsiz bir dokunuş

son varlığının gururunu
ve yaşamın geçip gidişini
Sarı Ay'ın kişiliğine
tutulunca anlarsın

gemini ateşe verdiğin gün
sonsuzluğu görürsün
arzuladığın alevler arasında

bunlar olup bittiğinde
çıplaklığı soyunup
Lacrimosa'yı giyinmelisin

çünkü vakit
O'nun görünmeyen yüzüyle
yüzleşme vaktidir



sarp
(Requiem.W.A.Mozart)

Çarşamba

Flu

eski püskü yıpranmış bir gölgem var
benden beter yorulmuş
hoyrat sevilmelerden
kaybedenler sokağından geçiyorum
rastlaşırız belki
eğer gelirsen

hem kimbilir belki
başka gölgeler bulmuştur
saklı gezegenlerini yalnızlığın

sarp

Salı

Anlayış

ha İsmail
ha İshak
doysak yürekte
bir olsak

parçaladı kendinden bizi
ayırdı bahçeden

bunun için


sarp

Pazartesi

Ikarus

güneşe aşıktım ben
mumdan kanatlarımla da olsa
gitmeliydim ona

tam varmışken sonsuzluğa
aşkı gördüm
eriyen kanatlarımda

sıyrıldım gökkubbeden
tükenişlerden
ve endişelerden

tutuştu saçlarım
uzanıverdim
(s)onsuzluğa


sarp

Cumartesi

Starsailor

bu kocaman kosmosta
kolay kendini kaybetmek
yönünü arıyorsun
üç boyutlu dünyanda
acınası bir telaşla
çoktan sönmüş yıldızlara bakarak
şimdini arıyorsun
onların geçmişinde

bazıları
herkesin bilmediği başkaları
bizim şimdimize bakıp
geçmişlerini onarıyorlar oysa

onlar dolanıklığı biliyorlar
biz bulanıklığı
aslımızı yok edip duruyoruz
değersiz suretlerimizle

gündüz
uydurduğumuz bir yaşayış
bilen bilir
evrende herşey görecedir

geçmiş dolanık
gelecek bulanık
şimdidir yaşam

varoluş
gördüğünün
ötesidir


sarp

Cuma

Ellerin

meğer ne zormuş
seni benden korumak
hayali dokunuşlarının
ağırlığı omuzlarımda
önümde boş bir kağıt
sana bakıyorum

az önce yıkandın
saçlarını kuruladın bıkkınca
kahvemin kokusu mu geldi
o güzelim burnuna bilmem
sen de yaptın bir tane

kaybetmemek için kutsallığını
dokunmadın kendine bu kez
sayfalara aktın boş yere
bitip tükenmeye çalışarak

olmayacağını bile bile
seslendin bana

duydum
hepsini
duydum

söyledim ya
önümde boş bir kağıt
sana bakıyorum

sen vazgeçtikçe kutsallığından

ellerin oluyorum


sarp

Perşembe

Diktatör

düzgün şeyler yaparım arasıra
kırk yılda bir
nicesizler yurduna gittim dün
yine ilanlar vardı duvarda
-sahibinden devren paranoya(galiba)
-zamanı kaybettim hükümsüzdür
şöyle demiş biri de
-şairden az kullanılmış ilk öpücük
bir diğeri
-derdime eklenecek uygunlukta
çözülmemiş dertler arıyorum
hoppala

biri boş zaman arıyordu
benim vardı verdim
sevindi,sustu
susuştuk

ileride diktatör olacak
bir nicesizle karşılaştım
sordu
içine edebileceğim ülke biliyor musun?
yürü git dedim
benimkini mahvettiler zaten
üzüldü,büzüldü
büzüştük hepimiz


sarp

Çarşamba

Şizofren

görmeyenin kulağı oldum
duymayanın gözleri
üstüme dolandı
arsız uğursuz
silkelendim

aklımı çeldiler
yalan sözlerle
süslü dokunuşlardan uyandım

yaşayasım mı var
katlanılır mı bunca telaşa
kafesteki aslan gibi
dönüp dolaşıp biçare
uzaklara bakınmaya
değer mi verdiklerim

incinme diye
içtim zehirini

geceden koptum
heceye dolandım

rüya da olsa
görmek için seni

sözlerden yeni bir
dünya yarattım


sarp

Salı

Çarpışma

birşeyler fısıldıyor gülüşün
sıyrıldığında mavi sevişlerden
ki tek andır hüzünden soyunduğun
kuşanıyorsun sözleri
o acıtan
derin kocaman sözleri
hayır diyemeyeceğimi bile bile
dudaklarının ardına gizliyorsun kendini
elinde güllerle geliyorsun
beni giyinmek için yapabildiğince

bu beklenen çarpışma
sahi sen
rastlantılara inanıyor musun hala?


sarp

AŞK

en zorudur
içinde öldürmek
adım adım
nefes nefese
dün herşeyin olanın
bugün katili olmalısın
hak etmek için beni
zincirlerini kırmak
bana prangalanmak için
yapmak zorundasın

çarpa çarpa
çığlık çığlığa gel bana
anahtar hep sende olacak
kullanmayacaksın

bak
nefesin nefesimde
şimdiden
bensin köleliğinle


sarp

Pazartesi

Paradoks

mutlu değilim
ışık yalnızca aynada var
aynaysa duvara dönük
geçen yıllar duvarda
ben ışıkta varım
mutlu değilim


sarp (91)

Kaybolmak İsteyenlere...

  • Jeff Buckley______________Dream Brother
  • Jeff Buckley______________Mojo Pin
  • Radiohead_______________Street Spirits
  • Radiohead_______________I will
  • Radiohead_______________Where I end and you begin
  • P.J.Harvey&Thom Yorke_____This mess we're in
  • Fiona Apple_______________To your love
  • Coldplay_________________Open your eyes
  • Julie Zenatti______________La monture(N.Dame de Paris)
  • Daniel Lavoie_____________Tu vas me detruire(N.D.de Paris)
  • Alain Souchon_____________Tailler la zone
  • Depeche Mode_____________Macro
  • Lou Reed_________________Extacy
  • J.S.Bach__________________Allemande
  • Jesse Cook________________Early on tuesday
  • Birsen Tezer_______________Çığlık çığlığa
  • Sade_____________________Cherish the day
  • U2______________________Love is blindness
  • Bryan Ferry_______________Bete Noire
  • ...

Aritmik Salınım

Kus nefretini,uzun zamandır sahipsizdi,kimsesiz ve yalnızdı,bulunduğu yerde imha edilmesi gerekiyordu zira.Ama yanaşmadı kimse buna,yanaşamazdı zaten...
Başladığı yerde bitmeliydi hikaye,bomba kendini yok etmeliydi,olmadı.Hiçlik hiçlikten doğarak ölür.(aşk gibi)
Kim umursardı ki zaten senin sana göre anlamlı yaşamını ve o yaşamın getirdiği tuhaf paradoksları.
Boşver artık acıtamıyor canını kimse ne de olsa.
Bu iğrenç döngünün keyfini sür istersen,yaşamın bu.
Senin döngü-kimsesizliğin
benzersizliğin ve de sevgisizliğin.
Kasabanın delisini severler çünkü üstün görür herkes kendini ondan
Oysa korkarlar aşmışın dalgalarından

dahiler zor doğar
acıyı yaşar
yalnız ölür

sırf birilerinin paçası ıslanmasın diye
gizler sırılsıklam ruhunu...


sarp

Çarşamba

Minör



yüzün karanlıktan
yüzün acıdan

yüzün öfkeden yorgun
terk etmekten edilmekten

yüzün hüzün
yüzün kimsesiz

başka bir hikaye
yüzün anlayanın okuduğu

lime lime etmeyi biliyor
binlerce düş yüzün

yüzün giz
kağıttan ağaçlar
yanmış gitmiş

yüzün minör
haykırıyor yüzün
yüzün küs
yüzün karanlıktan

ve aynaya hapsolur şiir
kararıp solar nicelik
artık
yüzündür yüzüm.


sarp
photo:Soner Öz

Kaçak

olmayana ergidim
yollarına büyüdüm
nicedir naçar ellerim
ötelerde koyduysan bul beni

doğruluğa inandım
dikenlere dolandım
diliyle yandım yalanın
bulursan izimi sor beni

uzakları soludum
hep evimi aradım
özüme vardım gölgemden
tutabilirsen gayrı sar beni


sarp

Salı

Je t'aime

sabahın körü
kediler yeni uyanmış
kargalara bakıyorlar
onlar arasında beyaz olabilen
Kutsal

sabahın körü
birazdan karışacak şehir de
ihtişamlı yaşamlar geç kalkarken
açlar yine açlığa uyanacak
onlar arasından ekmeğini bölen
Kutsal

sabahın körü
bir gün başlıyor
sen başlıyorsun hikayen yeniden
kirlenmeden geceye varan
Kutsal

sabahın körü
inansan da inanmasan da
yollarda ara sokaklarda
umut kırıntıları bulacaksın
tenin kadar yakın gölgen kadar uzak
seslendiğinde içinde olacak
Evrenin Tanrısı

Sarp+

Cuma

Elde var bir

kurguyu görmüyor musun
artı ve eksi
büyük küçük hepsi bir
boşluk olursun bazen
elde kalır bir
sakla kendini kendinden
bir önemlidir.

sen birden başlarsın
herşey başlar birden
aşkı tadar kaybolursun
bire bir şeyler olur
bir-de bitersin bazen.

ağırdır başladığın yerde bitmek
önemli olan hikayen
koşsan da bir dursan da
bir
hepsi bir
şanslıysan
elde kalır bir.


sarp

Perşembe

Kimin Ölümü

kim
kime sordu
sen
kimin ölümünü yaşıyorsun
ve kim
senin yaşamını ölüyor diye?
cesaretin var mı
yoksa kendini o kadar
özgür
hissetmiyor musun?
sen sormadıysan eğer
kim
kime sordu.


sarp

Senin İçin

yayıldım boşluğa
anlamaya çalıştım

ışıldadım yer yer
kelimelerin ağırlığıyla

bazen karanlıktım
fark edilmedim hiç

artık bir boşluğum yok benim
üstüme yaşıyor her varlık

sonunda bak
boşluk oldum diyorum


Sarp TUVALO


'Hep boşluğa yazdım.Böylece boşluk her şeyim oldu'

İLHAN BERK 'tümceler geliyorum'

Çarşamba

More İl Nostrum

Bizim denizimiz bu deniz
Tuzu bizim
Balıkları
Ve martıları da
İnadına bizim
İnadına.


sarp

TUVALO

TUVALO